Hakkımda

Yunus Yoğurtçu çalışma masasında yazı yazarken

Yunus Yoğurtçu Kimdir?

Çocukluğumdan bu yana gözlemlemeyi, öğrenmeyi ve üretmeyi seviyorum. Yıllar içinde fotoğraf, yazı ve minimal yaşam; hayatı anlamaya ve kendimi ifade etmeye çalıştığım üç ayrı alan hâline geldi.

Bugün yaptığım çalışmaların merkezinde insan, şehir, gündelik hayat, hafıza ve zaman var. Fotoğrafla gördüklerimi, yazıyla bazen söyleyemediklerimi anlatmaya çalışıyorum.

Fotoğraf

Fotoğrafla çocukluk yıllarında, evimizde bulunan analog fotoğraf makinesi sayesinde tanıştım. Kendime ait ilk fotoğraf makinesini 2004 yılında aldım. O günden sonra fotoğraf hayatımda giderek daha fazla yer kaplamaya başladı.

Özellikle sokak fotoğrafçılığıyla ilgileniyorum. Şehirlerin ritmini, insanların gündelik hâllerini ve çoğu zaman fark edilmeden geçip giden küçük ayrıntıları fotoğraflamayı seviyorum.

Benim için fotoğraf yalnızca bir görüntüyü kaydetmek değil. Bazen bir döneme tanıklık etmek, bazen unutulabilecek bir anı saklamak, bazen de tek bir kareyle uzun bir hikâye anlatabilmek demek.

Yazarlık

Yazıyla ilişkim de çocukluk yıllarına uzanıyor. İlk şiirlerimi küçük yaşlarda yazdım; sonrasında not tutmak, gördüklerimi ve düşündüklerimi kaydetmek hayatımın doğal bir parçasına dönüştü.

Zaman içinde bu notlar şiirlere, denemelere ve daha uzun soluklu çalışmalara evrildi.

Bugün Âşikâr Meşk adlı şiir kitabı ve Kuş Kapısı adlı roman üzerinde çalışıyorum.

Fotoğrafla yazıyı birbirinden ayrı görmüyorum. Biri görüntülerle, diğeri kelimelerle aynı dünyaya bakmanın iki farklı yolu gibi geliyor bana.

Minimal Yaşam

Minimal yaşamla 2019 yılında tanıştım. Başlangıçta yalnızca merak ettiğim bir konu iken zamanla günlük hayatımı etkileyen bir yaklaşım hâline geldi.

Benim için minimalizm yalnızca daha az eşyaya sahip olmak değil. Neye gerçekten ihtiyaç duyduğunu fark etmek, zamanı daha bilinçli kullanmak ve hayatında değer verdiğin şeylere daha fazla yer açabilmek demek.

Bu alandaki deneyimlerimi ve öğrendiklerimi de zaman zaman paylaşmaya devam ediyorum.

Bugün

Okumaya, araştırmaya, fotoğraf çekmeye ve yazmaya devam ediyorum. Kendimi tek bir alanla tanımlamak yerine, ilgilendiğim bütün alanların birbirini beslemesini daha değerli buluyorum.

Ortaya koyduğum çalışmaların ortak noktası ise değişmiyor: bakmak, anlamaya çalışmak ve geride anlamlı bir iz bırakmak.